Ülker, 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nda enerji verimliliği, karbon emisyonlarının azaltılması, tarımsal üretim ve dijitalleşme alanındaki çalışmalarının sonuçlarını açıkladı. Şirket, Türkiye’deki fabrikalarında yapay zekâ uygulamalarıyla yıllık 200 milyon TL’nin üzerinde tasarruf sağlarken, yenilenebilir elektrik kullanımı sayesinde 97 bin 193 ton karbon emisyonunu önledi. Onarıcı tarım uygulamalarında ise kuru tarım alanlarında verim yüzde 22 arttı.
Ülker, 2050 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda yürüttüğü çalışmaları 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’yla kamuoyuna duyurdu. Raporda enerji ve su tasarrufundan ambalaj kullanımının azaltılmasına, sürdürülebilir tarımdan yapay zekâ destekli üretim süreçlerine kadar farklı alanlarda elde edilen sonuçlara yer verildi.
Şirket, 2025 yılında Türkiye’deki son ürün ve ham madde fabrikalarında I-REC sertifikalı yüzde 100 yenilenebilir elektrik kullanarak elektrik tüketiminden kaynaklanan Kapsam 2 emisyonlarını sıfırladığını bildirdi. Bu uygulamayla 97 bin 193 ton karbon emisyonunun önlendiği belirtildi.
Aynı dönemde enerji verimliliği projeleriyle 12 bin 11 megavatsaat enerji, su verimliliği çalışmalarıyla da 26 bin 759 metreküp su tasarrufu sağlandı. Ambalaj iyileştirmeleri kapsamında plastik kullanımı 96 ton, kâğıt kullanımı ise 25,2 ton azaltıldı.
Yapay zekâ üretim maliyetlerini düşürdü
Ülker’in raporunda dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamalarının sağladığı ekonomik kazanımlar da dikkat çekti.
Şirket, Türkiye’deki fabrikalarında devreye aldığı yapay zekâ çözümleriyle yıllık 200 milyon TL’nin üzerinde tasarruf elde ettiğini açıkladı. Üretim hatlarında makinelerin anlık izlenmesi, olası arızaların önceden belirlenmesi ve enerji tüketiminin daha etkin yönetilmesi bu tasarrufta etkili oldu.
Lojistikte ise yapay zekâ destekli rota optimizasyonuyla 2025 yılında 100 milyon TL tasarruf sağlandı. Lojistik maliyetleri bir önceki yıla göre yüzde 4 gerilerken, şirket 2014’ten bu yana lojistik kaynaklı karbon salımını yüzde 70’e varan oranda azalttığını bildirdi.
Onarıcı tarımla buğday verimi yüzde 22 arttı
Ülker’in buğday üretiminde yürüttüğü Onarıcı Tarım Projesi, 2025 yılında 101 çiftçinin katılımıyla 6 bin 860 dekarlık alanda sürdürüldü.
Toprak analizleri, uydu görüntüleri ve sensör verileriyle desteklenen uygulamalar sonucunda, önceki sezona kıyasla kuru tarım alanlarında verim yüzde 22 artarken gübre kaynaklı karbon emisyonları yüzde 10 azaldı.
Sulanan alanlarda ise verim yüzde 21 yükseldi, sulama kaynaklı enerji emisyonları yüzde 32 geriledi.
Fındık üretiminde yürütülen Fındıktan Fazlası Projesi kapsamında 2025’te 200 çiftçiye eğitim ve saha desteği sağlandı. Proje, 2026 yılında 350 çiftçiye ve 4 bin 356 dekarlık alana ulaştı.
Fildişi Sahili’nde sürdürülen kakao projesinde ise 196 çiftçiye ait 387 hektarlık alan haritalandırılırken 16 bin 266 orman ve meyve ağacı dikildi.
“Elektrifikasyon ve tarımsal üretim dönüşümün merkezinde”
Ülker CEO’su Özgür Kölükfakı, Türkiye’nin COP31 İklim Konferansı’na ev sahipliği yapmasının sürdürülebilirlik çalışmalarının önemini artırdığını belirtti.
Kölükfakı, “Küresel iklim kriziyle mücadelede çözümün anahtarı, vaatleri aşarak yerel değerleri korumak ve ülkemizin tarımsal üretim gücünü geleceğe taşımaktır. İsrafsız şirket kültürümüzü 2050 Net Sıfır vizyonumuzla birleştiriyor; çiftçilerimiz ve iş ortaklarımızla değer zincirimizde dönüşümü destekliyoruz” dedi.
2030 için yeni hedefler
Ülker, 2030 yılına kadar 2023 seviyesine kıyasla doğrudan faaliyetlerinden ve satın aldığı enerjiden kaynaklanan Kapsam 1 ve 2 emisyonlarını yüzde 42, değer zincirindeki Kapsam 3 emisyonlarını yüzde 30, tarım ve arazi kullanımıyla ilişkili emisyonlarını ise yüzde 30,3 azaltmayı hedefliyor.
Şirket ayrıca onarıcı tarım uygulamalarını 10 bin dekara çıkarmayı, fabrika ve depolarında elektriğin tamamını yenilenebilir kaynaklardan karşılamayı ve birim üretim başına su tüketimini 2014 yılına göre yüzde 45 azaltmayı planlıyor.
Ürün geliştirme çalışmalarında ise 2030’a kadar toplam 50 ton tuz, 1.000 ton yağ ve 3 bin ton şeker azaltılması hedefleniyor.
Ülker, sürdürülebilirlik performansına ilişkin uluslararası değerlendirmelerde de yer aldığını belirtti. Şirket, LSEG’in 427 gıda şirketini kapsayan değerlendirmesinde üst üste üçüncü kez ilk sırada bulunduğunu, S&P Global’in The Sustainability Yearbook listesinde ise gıda ürünleri kategorisindeki 26 şirket arasında yer alan tek Türk şirketi olduğunu açıkladı.


