İK yöneticilerinin yalnızca yüzde 14’ü veriyi kararlarında kullanabiliyor

Şirketlerin insan kaynakları süreçlerinde dijitalleşme hızlanırken, farklı sistemlerde tutulan verilerin bir araya getirilmesi önemli bir sorun olmaya devam ediyor. BearingPoint’in 2026 People and Tech araştırmasına göre Avrupa’daki kurumların yaklaşık üçte biri İK verilerini entegre edemiyor. Verileri analitik araçlarla karar alma süreçlerinde kullanabilen İK liderlerinin oranı ise yalnızca yüzde 14 seviyesinde bulunuyor.

İnsan kaynakları yönetiminde dijital araçların kullanımı yaygınlaşmasına rağmen işe alım, bordro, özlük işleri ve çalışan harcamaları gibi süreçlerin farklı sistemler üzerinden yürütülmesi, şirketlerin veri yönetimini zorlaştırıyor. Birbiriyle entegre olmayan yazılımlar nedeniyle aynı bilgilerin farklı birimlerde yeniden girilmesi, hem iş yükünü artırıyor hem de verilerin bütüncül biçimde değerlendirilmesini engelliyor.

BearingPoint’in 2026 People and Tech araştırması da Avrupa’daki şirketlerin bu alanda karşılaştığı sorunları ortaya koyuyor. Araştırmaya göre kurumların yaklaşık üçte biri insan kaynakları verilerini farklı sistemler arasında birleştiremezken, İK liderlerinin yalnızca yüzde 14’ü bu verileri analitik araçlardan yararlanarak karar süreçlerine dahil edebiliyor.

İK süreçlerini tek sistemde toplama arayışı

Şirketlerin veri entegrasyonuna yönelik ihtiyaçları, insan kaynakları yazılımlarında da yeni çözümleri gündeme getiriyor. Türkiye merkezli yazılım şirketi BİS Çözüm, geliştirdiği Plena Pro platformuyla işe alım, özlük ve bordro işlemleri, çalışan harcamaları ve belge yönetimini ortak bir sistemde bir araya getiriyor.

BİS Çözüm Kurumsal Uygulamalardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı ve ortağı Gizem Güneşdoğdu, şirketlerde dijitalleşmeye rağmen manuel işlemlerin önemli bir yer tuttuğunu belirterek, “Son üç yılın önemli bir kısmını İK ekipleriyle birlikte çalışarak geçirdik. Karşılaştığımız temel sorun, dijital sistemler kullanılmasına rağmen birçok işlemin hâlâ manuel olarak yürütülmesiydi. Farklı sistemlerin birbiriyle iletişim kuramaması, ekiplerin aynı veriler üzerinde tekrar tekrar çalışmasına neden oluyor” dedi.

Yapay zekâ işe alım ve kariyer yönetiminde kullanılıyor

İnsan kaynakları alanında yapay zekâ kullanımının artmasıyla birlikte işe alım, kariyer planlaması ve çalışan performansının değerlendirilmesi gibi süreçlerde veri analitiğinin önemi de artıyor.

Güneşdoğdu, verilerin ortak bir sistemde toplanmasının şirketlere sorunları daha erken tespit etme imkânı sağladığını ifade ederek, “Veriler farklı sistemlerde tutulduğunda eksiklikler çoğu zaman sorun ortaya çıktıktan sonra fark ediliyor. Oysa entegre bir yapıda eksik çalışan belgeleri, kadro planlamasındaki uyumsuzluklar veya işe alım süreçlerindeki değerlendirmeler daha erken aşamada görülebiliyor. Böylece İK ekipleri yalnızca operasyonel işlemlerle değil, stratejik kararlarla da ilgilenebiliyor” diye konuştu.

Yapay zekâ destekli uygulamaların özellikle tekrarlayan işlemlerde kullanıldığını belirten Güneşdoğdu, aday değerlendirme süreçlerinde ise kriterlerin şirketler tarafından belirlendiğini söyledi.

Güneşdoğdu, “Yapay zekâyı çalışanların yerine karar veren bir mekanizma olarak değil, İK ekiplerinin iş yükünü azaltan bir araç olarak değerlendiriyoruz. Özellikle aday değerlendirme, kariyer planlama ve çalışan gelişimi gibi alanlarda teknolojiden yararlanırken nihai kararların insanlarda kalması gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

 

spot_img

SON YAZILAR

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR